ASLA SONA ERMEYEN ARAYIŞ, ASLA SONA ERMEYEN RASTLANTI
Picasso bir baş dönmesi, bir cesaret sınavı, bizzat ressamın kendisi tarafından kutsallaştırılmış bir görevin yerine getirilmesi. Yaratma, araştırma, değiştirme sorumluluğu. Málagalı sanatçı durup dinlenmek, tatmin olmak, razı olmak, rahata ermek nedir bilmiyor. Emanetçilerinden biri olduğu yüzlerce yıllık geleneği yakından tanıyan biri olarak, sanat eserinde her zaman yeniliğe, sürprize göz kırpan bir yan olmasını elzem buluyor: “Eğer bir sanat eseri tüm zamanlarda güncelliğini koruyamıyorsa ciddiye alınması mümkün değil.” O, dinmek bilmeyen arayışın her zaman yeni cevaplar bulan büyük izcisi. Hélène Parmelin, Picasso’nun tanıklıklarına yer verdiği kitabında, sergimizin ortaya koyduğu bu arayışı bizden çok daha iyi ifade ediyor: “Picasso’nun en çok atıfta bulunulan sözü şudur: ‘Ben aramıyorum. Rastlıyorum.’ Bu, cesur olduğu kadar isabetli mükemmel cümle, eğer onu gerçekten söylediyse ancak zıddıyla yer değiştirerek açıklanabilir. ‘Arayış hiç bitmiyor, çünkü rastlamak mümkün değil.’ Aslında her an arıyor, her zaman buluyor. Bir tuvali bitirdikten sonra, bizzat kendisinin içine yerleştirdiği sırları bulmaya çalışarak resmi seyrediyor. Ve ardından, Picasso’yu istemediği bir yere sürükleyen ve Picasso tarafından istemediği bir yere sürüklenen bir yenisine başlıyor. Ve böylece sürüp gidiyor...”
Mario Virgilio Montañez Arroyo
Küratör
Kültürel Tanıtım Direktörü
Picasso Vakfı, Picasso Evi Müzesi